Neden Yenileşim?

Yaratıcılık ve Yenileşim

Geçtiğimiz yıllarda, sırasıyla kalitenin, yalın üretimin ve Ar-Ge’nin ne kadar önemli olduğunu konuştuk. Bu konularda, birçoğunun içi boş olan demeçler dinledik. Ancak, en azından bir kısmımız, değişimi ciddiye aldı; uygun yaklaşımları benimseyerek, başarılı oldu. Zaman içinde, kaliteli üretim yapabilmeyi öğrendik; yalın üretim konusunda ilerleme sağladık; ürün tasarlamayı, geliştirmeyi ve teknolojik araştırma yapmayı da öğreniyoruz.
Bu konularda hala yapılacak çok şey kaldı ama şimdi gündemde yaratıcılık ve yenileşim var. Yenilikçi bir kuruluş olmanın, sürdürülebilir büyüme için ne kadar önemli olduğu medyada, seminerlerde, konferanslarda dile getiriliyor. Ancak, yaratıcılık ve yenileşim, daha önceki alanlardan farklı niteliklere sahip. Üst yönetimin konuyu sahiplenmesi, yeterli kaynak ayrılması, danışmanlık alınması, iyi iletişim yapılması, alt yapının kurulması ve çalışmaların düzenli olarak izlenmesi başarılı sonuçlar almak için yeterli olmuyor. Kuruluşlar, yenilikleri öldüren ortamlarını korumayı başarabiliyorlar. Yeniliklerin çoğu, gelişmek için uygun ortam bulmadığından, daha pazara bile sunulmadan kurumların içinde ölüyorlar.

Tersine Sağduyu; Farklı Beceriler

Her tür değişim projesinin başarıyla sonuçlanması yönetim felsefesinin ve kültürünün tümüyle değişmesi ve yeni becerilerin kazanılmasını gerektiriyor. Ancak, yenilik projelerinin başarılı olmalarının önündeki en önemli sorun, endüstriyel ve kısa vadeli ticari gerçeklerin, kuruluşlara ve yöneticilere kazandırmış olduğu sağduyunun ve yönetim reflekslerinin bu kez ters etki yaratması. Kendimizi iyileştirmemiz değil, daha önce öğrendiklerinizin bir kısmını da tümüyle unutmamızı, tümüyle ve kökten değiştirmemizi, karaya ak, aka kara demeyi öğrenmemizi gerektiriyor.

Esneklik, uygunluğun; doğru soru sorma becerisi, doğru yanıtları bilmenin önüne geçiyor. Kurallara uymanın değil, bozmanın; ortak, uzlaşılmış aklın değil; aykırı olanın yeğlenmesi; kesin sonuçların değil, iç görülerin konuşulması isteniyor. Derinlemesine uzmanlıklar değil, değer yaratan bütünleştirici düşünce ve beceriler; disiplinle, çok çalışan değil; merak eden, araştıran, zaman kaybettiren insanlar revaçta oluyor.

Bu değişiklikler, yıllar içinde bizleri başarıya götürmüş olan sağ duyu reflekslerinin ters yüz olması anlamına geliyor. Bu yüzden, “itme” mantığına dayalı, üstten alta katı disiplinle takip edilen, kesin hedeflerle yönetilen değişim projelerini başarıya ulaştıran yaklaşımlar, yaratıcılık ve yenileşim projelerinin başarısızlığa uğramasına neden oluyor. Yenileşimde başarı ihtimali, sıkı hedeflerle yönetilen bir mühendislik projesi veya iş süreci olarak değil, tasarımlanan bir değişim süreci olarak ele alındığında artıyor.

Yönetim Felsefesine Yatırım

Yenilikçi bir şirket yaratmanın ilk adımı, tersine işleyen bir yönetim felsefesini benimsemek ve farklı yönetim yetkinlikleri kazanmaktan geçiyor. Başarı için teknolojik yapılabilirliği, ekonomik geçerliliği ve insan ihtiyaçlarını bir araya getirmek; anlatmak yerine dinlemek; modellemek yerine, deneyerek yapmayı benimsemek; kurumsal öğrenme becerilerini ve esnekliği şirketin kalbine koymak gerekiyor.

Kuruluşları şimdiye kadar başarıya götüren sağduyunun dışına çıkmak, çok sayıda konfor bölgesinin ortadan kalkmasına ve kurumun yeni deneyimlere hazır olmasını gerektiriyor. En şaşırtıcı deneyim ise başarısızlığın yönetimini başarıyla yapmak.

Tüm performans sistemlerimiz, başarının ödüllendirilmesi üzerine odaklanmışken, girişimlerin başarısız olabileceğini kabullenmek; başarısızlığa uğrayan kişi ve girişimleri farklı ölçütlerle değerlendirmek, yönetim anlayış ve sistemlerimizde köklü değişiklikler yapılması anlamına gelecektir. Belki en zor olanı, başarısızlığı göğüsleyerek, hızla öğrenen ve daha zorlu yeni girişimlere tekrar başlayabilecek, sonuca koşma azmini yitirmeyecek nitelikte bireylerin gelişmesini sağlamak olacaktır.

Bursa Yenileşim Ödülü

Kuruluşları bir kerede, tümüyle dönüştüren büyülü bir dokunuş hiçbir zaman söz konusu olmadı; ancak, doğru yöne büyük ve küçük adımlarla yapılan bir yolculuktan söz etmek mümkün. Yönetim modelleri, tanım icabı ancak bir başlangıç sunabilirler; ama sistematik ve bütünleşik bir anlayışın ve yapının oluşması ve kurumların kendilerine özgü bir yol haritası çizmeleri için iyi bir başlangıç sağlayabilirler. Yenilikçi bir kuruluş olarak dönüşme girişimlerinin, evrensel ve her zaman geçerli bir yöntemin, tanım icabı söz konusu olmaması nedeniyle, diğer değişimin projelerinden daha zorlayıcı olmasına yol açıyor.

Bursa Yenileşim Ödülü

Bursa’da faaliyet gösteren işletmelerin yenileşim süreçlerini içselleştirmelerine ve yenileşimi yönetebilmelerine destek olmak amacıyla başlatılmıştı ve 2015 yılında ikinci kez düzenlenecek. Bu bağlamda, ödül süreci, kuruluş içinde daha yaygın bir farkındalık yaratma, kendini değerlendirme ve başka kuruluşlarla kıyaslama için fırsat sağlıyor. Amacına ulaşması için ödül sürecini sahiplenen BUSİAD Yönetim Kurulu ve Uludağ Üniversitesi Rektörlüğünün, ödül sürecini yöneten BUSİAD Yenilikçilik ve Yaratıcılık Uzmanlık Grubunun, eğitim verenlerin, değerlendiricilerin ama en önemlisi, bu yolculuğa çıkmak isteyen katılımcıların desteğine ihtiyaç duyuluyor.

Alıntı:

“Yenileşim sıklıkla başarısız olur. Ama başarısız olmak zorunda değildir. Başarısız olmasına izin vermemelisiniz. Yenileşim, nadiren yaratıcılık noksanlığı nedeniyle başarısızlığa uğrar. Hemen her zaman disiplin eksikliğinden ötürü başarısız olur. Yenileşimin başarısız olmasını garanti etmek için en emin yol, yalnızca ürünler üzerine odaklanmaktır.
Ten Types of Innovation: The Discipline of Building Breakthroughs - Larry Keeley, Helen Walters